Basın özgürlüğü, demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biridir. Basın, toplumun haber alma, bilgi edinme ve kamuoyunun oluşması için gerekli olan bir araçtır. Bu nedenle, basın özgürlüğünün güvence altına alınması, demokratik bir toplumda temel bir gerekliliktir. Türkiye'de basın özgürlüğü, 1982 Anayasası'nın 28. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, "Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak serbestçe açıklama ve yayma hakkına sahiptir." Ancak, bu hak, "millî güvenlik, kamu düzeni, suçların önlenmesi, genel ahlâk, başkalarının şöhret ve haklarının korunması veya yargı gücünün otoritesi" gibi nedenlerle sınırlandırılabilir. Medya Denetimi Türkiye'de basın özgürlüğünün önündeki en önemli engellerden biri, medya denetimidir. Bu olay şuan da çokça kullanılan bir alay konusuna dönmüştür -"Silivri soğuktur."-. Medya denetimi, basının içeriğini ve yayınlarını sınırlandırmak amac...
Medya, günümüzde hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Televizyon, radyo, internet, gazete ve dergiler aracılığıyla günlük olarak maruz kaldığımız bilgiler, medyanın çeşitli işlevleri tarafından şekillendirilir. İşte, Aytaliyeva, Yazgan, Taşkıran, ve Çalışkan'ın çalışmaları ışığında medyanın önemli işlevleri ve toplum üzerindeki etkileri: Bilgilendirme İşlevi: Medya, toplumu güncel olaylar hakkında bilgilendirme görevini üstlenir. Aytaliyeva'nın "Medya Dünyasında Tekelleşme: Türkiye Örneği" çalışması, medyanın bu işlevinin önemini vurgular. Medya, haberler, makaleler ve belgeseller aracılığıyla bireyleri bilgilendirerek toplumsal farkındalık oluşturur ve kamuoyunu şekillendirir. Eğlendirme İşlevi: Yazgan ve Taşkıran'ın "Medya Okuryazarlığına Giriş" adlı çalışması, medyanın eğlendirme işlevine odaklanır. Televizyon programları, sinema, müzik ve diğer eğlence içerikleri, insanlara streslerini atma ve günlük yaşamdan kaçış imkanı sağlar. Bu, ...